Anadolu Üniversitesi “Azerbaycan Programları” öğrencisi Elvin Abdurahmanlı’yla röportaj

Anadolu Üniversitesi “Azerbaycan Programları” öğrencisi Elvin Abdurahmanlı’yla röportaj

0 1066

12399292_924669220962463_871789790_n 12436101_916658048430247_488156038_n 12442815_916658058430246_228030149_n 12459818_916658045096914_1989914628_n 12540472_924669200962465_527520785_n image-16-01-16-12-26 image-16-01-16-12-26-1

 

 

 

 

 

 

 

 

Açıköğretim kavramını derinden benimseyen, Önlisans diplomasını alıp, Lisans diploması için eğitimine devam eden  başarılı öğrencimiz Elvin Abdurahmanlı’yla yapmış olduğumuz röportajı okuyucularımıza takdim ediyoruz.

 

Merhabalar, kısaca bize kendinizden bahseder misiniz?

Ben, Elvin Abdurahmanlı Azerbaycanın Şeki şehrinde doğdum, şu an 23 yaşındayım. Anadolu Üniversitesi “Açıköğretim sistemi” İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünün 7. yarıyıl öğrencisiyim. Ama ondan öncesinde, Önlisans Programının  Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünü başarıyla tamamlayarak diplomamı aldım. Anadolu Üniversitesinin “Yaşam Boyu Eğitim” sloganına dayanarak , eğitimimi devam etmek isteğinde bulundum ve Dikey Geçiş kapsamında  Lisans Programına kayıt  yaptırdım. Bu sene Lisans diplomasını aldıkdan sonra Yüksek Lisans yapmayı düşünüyorum.

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nden nasıl haberdar oldunuz ve burada eğitim görmek isteğinize nasıl karar verdiniz? Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’ni tercih etme sebepleriniz nelerdir?

Kısa olarak anlatırsam, televizyon seyr ederken haberdar oldum, daha sonra iletişime geçerek detaylı bilgi elde ettim.  Bakü’deki Kayıt Merkezine giderek,  Seçme Sınavda başarlı ola bilmek için, “Türk dili hazırlık kursları”na kayıt oldum ve Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Turizm ve Otel İşletmciliği bölümünü kazandım. Az öncede  söylediğim gibi, Önlisans Programını tamamladıkdan sonra Lisans Programıyla devam etmekteyim.  Onur duyuyorum , çünki hayalinde olduğum, eğitim görmek istediğim 2 farklı alan vardı, biri Turizm ve Otel işletmeciliği, diğeri ise Uluslararası İlişkiler bölümüydü.  Açıköğretim sistemi beni çoçukluk hayallerime kavuşturdu…

Anadolu Üniversitesi “Azerbaycan Programları’nında desteğiyle Turizm alanı için,  bir kaç otelde iş stajı yaptım, aynı zamanda benim  kuzenlerimin Şeki`de bulunan otelinde  sekiz (8) seneye  kadar çalışmışlığım da vardır.

Açıköğretimi seçme nedenime gelince, aslında neden değil de nedenlerimi söylersem daha uygun olur sanırım. Şimdi ben Azerbaycan’dakı yaşam tarzımı değişmeden uluslararası eğitim almaktayım, işin maddi yönüde var tabii ki de, benim sınırı geçerek Türkiye’de eğitim almam için, orada oturma izni, ev kirası, barınma gibi ihtiyaçlarımı karşılamak için maddi durumumun iyi olması gerekir. Şimdi olduğum açıdan bakarsak, asıl uzaktan eğitim,  sınırı geçip de Türkiye’ye geldiğim zaman olurdu. Bana göre uzaktan eğitim değil, yakından eğitim gibi  değerlendiriyorum, çünki biz üniversiteye değil de, üniversite bize geliyor.

Azerbaycan’da (yurtdışında) yaşayan biri olarak Açıköğretim Sistemi size ne tür olanaklar sundu? Açıköğretim öğrencisi olmanın avantajları nelerdir?

Açıköğretim öğrencisi olmanın avantajı örgün öğrenci olarak okumakdan çokdur. Mesela, her gün derste bulunma zorunluluğu yok, çalışan bir öğrenci işden sonra çok kolaylıkla e-semineri izleyerek ders çalışa biliyor. Ama örgün okuyan bir öğrencinin devamlılık zorunu vardır.  Açıköğretim öğrencisinin okuyarak, çalışma deneyimini aynı anda yapma gibi bir avantajı daha vardır.                                                        Bir defasında Türkiyede olduğum zaman İstanbul’dan Ankara’ya giderken otobüs bileti alıyordum bana: “öğrenci misin ?”    diye  soru sordular , Anadolu Üniversitesi öğrenci kimlik kartımı  gösterdim ve 75 liralık bilet benim için 50 lira oldu. Bunu da bir avantaj olarak değerlendirmek olur.

Açıköğretim Fakültesi yayınları ve e-öğrenme hizmetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Açıköğretimde ders çalışmak için daha fazla seçenekler var. Ben “Azerbaycan Programları” nın bizi sağladığı ücretsiz ders kitaplarından okuyorum ve sınavlarada o kitaplardaki bilgilerden fazlası düşemez zaten.  e-seminerlerin, deneme sınavlarının, konu anlatım videoları, özetlerin  katkısı çok fazla  bizler için. Yeni yapılan “Beta “ e-öğrenme sitesindeki yaprak testler çok yardımcımız oluyor.  Öğrenci arkadaşlarıma gün içerisinde en az dört saat ders çalışmalarını öneriyorum.

Son olarak Açıköğretim Sisteminde eğitim gören yeni başlamış veya başlamağı düşünen arkadaşlarımıza tavsiyeleriniz ve önerileriniz nelerdir?

Bazı arkadaşlar dersten çok eğlenceye önem veriyorlar, evet genç olduğumuz için eğlence de önemli bizim için ama eğitim hayatımızda yapmak zorunda olduğumuz  belli bir süredir. Ama eğlence her zaman yapa bileceğimiz bir şey.  Bu yüzden derslerimizde daha da dikkatli olalım. Eğitim şarttır!

Röportajı yapan: Güler Gasımlı.

Facebook Comments